Sivas’ın bir köyünde evli bir çift vardır “Cemile Savaş”

SOL YANIMIZ AŞK

                                                               CEMİLE SAVAŞ

Tuttuk  aşkın elinden , düştük yollara 

Sivas’ın bir köyünde evli bir çift vardır.
Bir gece yatmaya hazırlanırken, pencereye vuran gölgeyi farkeder kadın.
Kocası görme engellidir.Fakat yüreğinin çarpıntısını, heyecanını, yanaklarının allaştığını,
tüm çıplaklığıyla görür kocası.Karısından habersiz gönül gözüyle.Dakikalar sonra karısının gideceğini bilir.
Nasıl acı bir duygudur yüreğine saplanan?
Bilir ki karısının  sevgilisi kapıda beklemekte.Karısı da sevgilisine kavuşmak için sabırsız.
Seneler önce gözleri ışığa kapanan adam bu seferde karısını uyuduğuna inandırmak için yummuştur gözlerini.

Gaz lambası sönmüş, oda karanlık olduğundan, adamın gözlerinden yüreğine sessiz sessiz akan yaşları karısı görmez.
Lakin oda da ışık olsa kaç yazar ?Kadının gözlerini de yasak aşkı kör etmiştir.Kocasına seslenir.Uyuduğundan emin olunca gitmek,
kocasına sırtını dönmek için hiç vakit kaybetmez.Çünkü tüm ruhuyla teslim olmuştur yasak aşkına.
Nihayetinde buluşur sevgilisiyle.Koşarak uzaklaşırlar.Biraz süre sonra kadının ayağı acımaya başlar.
Çarığı onu iyice rahatsız eder.Ve çarığını çıkartmayı, ayağını rahatsız eden şeyden kurtulmayı ister.
Çarığını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Bir tomar para.

Karısının gideceğini anlayan adam karısı yolda çaresiz kalmasın diye, karısının elinden içtiği çorbanın hatırına,
emeğinin hatırına karısının çarığına para koymuştur.
Bu adam Aşık Veysel’dir.

Terketmesine göz yummak, terkedilmiş olmasına rağmen hala onun mağduriyetini düşünecek kadar yürekli olmak mıdır aşk ?
Kalbine söz geçiremeyip, sonunda yanacağını bile bile yasak aşkının peşinden gitmek midir aşk ?

Ferhat’a dağları deldiren, Mecnun’u çöllere düşüren, Tahir’i canından, Zühre’yi aklından eden, sevdiğini beklerken beklerken bir bedeni ağaca dönüştüren de aşk değil miydi ?
En karasından sevdaya, dilden dile efsaneleşen aşklara yazılmadı mı türküler şiirler ?

Sol yanımızı sarmışken aşk;
Elleriniz hiç mi titremedi ?
Hiç mi ağlamadınız ?
Hiç mi özlemediniz ?
Hiç mi içmediniz ayrılığın şerefine ?

Sol yanımızı sarmışken aşk ;
Yemeden içmeden kesildik, çoğumuz sırtımızı döndük hayata.Tutuverdik aşkın elinden düştük yollara.
Kimi saçının telini, kimi mektubunu, kimi gözlerinin rengini gömdü yüreğinin en dibine.Aşkın en alasıyla.
Kimi de çaresiz umutla bekledi sevdiğinden gelecek selamı.

Aşk kadar hiç bir şey acıtmadı belki de sol yanımızı.Aşk tı belkide yüreğimizi, bedenimizi saran amansız hastalık.
Anadoluluyuz hepimiz ekmeğimizi, aşımızı paylaşacak kadar.Ama hiç birimiz aşkımızın yanağına, el sürülmesine
göz yumacak kadar cesur aşık olamadık.Aşık Veysel kadar.

Cemile SAVAŞ

www.istanbulgazetem.com

Related posts