Mehmet Deniz _ Canpolat mı_ Canan mı

CANPOLAT MI? CANAN MI?

Aslında ikisi de can ikisi de değerli, partinin önemli isimlerinden, CHP İstanbul il başkanlığı için 13 Ocak 2017 cumartesi günü Bostancı gösteri merkezin de yarışacaklar.

Hem Oğuz Kaan Salıcı’ nın il başkanlığı döneminde il yönetim kurulu üyesi olan Canan Kaptancıoğlu ile Hem de son iki yıllık il başkanlığı döneminde Cemal Canpolat başkanımla çalışma fırsatı buldum. Her ikisi de saygı duyduğum parti için faydalı insanlar.

Böyle önemli bir yere aday olduğunuzda ister istemez bazı faktörler sizi öne çıkarır veya geriye düşürür.6,5 yıllık Sarıyer ilçe başkanlığım dönemimde ve ondan önceki siyasi tecrübelerime dayanarak bir değerlendirme yapmayı uygun buldum. Her iki kadronun siyasi anlayışını, çalışmalarını beklentilerini en iyi bilenlerden biri olarak süreci objektif değerlendirme olanağım var. Kısaca sizlerle paylaşıyorum.

Adaylardan birsinin adaylığı, alt üst hiyerarşik ilişkiye uygun değildir:

Partinin en küçük birimi üyeliktir, ilk önce üye olursunuz, mahalle temsilciliği, ilçe yönetim kurulu,ilçe başkanlığı,il yönetim kurulu üyeliği,il başkanlığı,parti meclisi üyeliği(en üst kurul Türkiye genelinden oluşan 60 kişilik kurul) ve Genel başkanlık makamı partinin en son ve en üst kademe görevlisi ve yetkilisidir. Hiyerarşik yönetim kademeleri bu şekildedir.

Canan hanımın bu yapılanma içersindeki yeri şu an partinin en üst organın olan parti meclisinde görevli iken, İstanbul il başkanlığı gibi daha alttaki bir göreve talip olması kendisi açısından bir handikap oluşturmaktadır. Anadolu da bir değim var, attan inip eşeğe binmek gibi bir şey, Geçenlerde Mahmut Övür’ün bir yazısı vardı. Bu durum sanki biraz bunu doğrular niteliktedir. Yazıda gözlerini Ankara da iktidar olmaya değil belediyelerde başkan olmaya dikmişler. Delege hesapları, iktidar hesabının çok çok önüne geçmiş, söylevini Canan hanımın adaylığı doğrular nitelikte görünü yor. Oysaki parti meclisindeki çalışmalarını daha ileri seviyeye götürse bulunduğu yeri geliştirse güçlendirse idi, partimize daha da faydalı olabilirdi. Taş yerinde ağırdır misali herkes görevini yapsa daha iyi olmaz mıydı? Uğur Dündar iyi bir gazeteci iyi bir sunucu, iyi bir araştırmacıdır. Haydi onu alalım İstanbul il başkanı yapalım mantığı yanlıştır, hem onu bitirir hem de partiye zarar verirsiniz.

Bu hataların bir çoğu ilçelerde yapıldı, İBB meclis üyeleri, ilçe belediye meclis üyeleri ilçe başkanı adayı yapıldı. Bu dayatma adaylar ilçelerde bir takım bölünmelere kırgınlıklara sebep oldu. Devası büyük çaplı CHP’nin güçlü olduğu ilçeler de delegelerin %50-60’ı oy kullanmadılar, kongre sürecine katılmadılar ve salona dahi gelmediler. Bu da partide canlılığı hareketliliği engelledi.

Bir yığın değerli ilçe başkanı adaylığı düşünen partili arkadaşlarımız küstürüldü.

Kamu gücü haksız orantısız bir şekilde kullanıldı ve kullanılıyor;

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi ilçe delegelerine ve ailelerine yakınlarına yapılan baskılar, kamu gücünü kullanarak yapılan vaadler,yıldırma ve sindirme politikaları, kamu gücünün orantısız ve haksız bir şekilde kullanılması parti üyelerimizde büyük bir hayal kırklığı yaratmıştır.

İlçeler de yapılan bu hatalar maalesef il kongresinde de yapılmaya devam ediliyor. Canan Kaptancıoğlu’na imza vermeyen delegelere baskı, korku ve hakarete varan sözler söylenmektedir. Bu da adaya ve partiye çok ciddi zarar vermektedir.

Burada her dönemin adamları tarafından kurulan bir tuzak var;

Bu tuzak, Her dönem, genel başkan kim olursa olsun, parti yönetimi nasıl olursa olsun, gemisini yürüten her dönemin değişmeyen siyasi aktörleri tarafından partiyi 2010 öncesine taşıma tuzağıdır.

Hatırlayalım o yılları,

Evlerde yazılan delegeler

Üye hakkının hukukunun yok edilmesi

Delegelerin yarısı ile düğün salonlarında yapılan ve sonucu önceden belli olan ilçe kongreleri

Keyfi görevden almalar

Tüzük tanımamazlık

Örgüt birimlerinin yetkilerinin sınırlandırılması

Bütün yetkilerin Genel Merkezde ve Genel Başkan’ da toplanması

Dünkü Canan Kaptancıoğu’ nun adaylık açıklamasında benden olsun çamurdan olsun benden olmayan yok olsun, söylevini, yıllarca uygulayanlarla, yanında açıklamada bulunan fotoğraf çektirenlerle yola çıkması kendisi için büyük talihsizlik olmuştur. Yıllardır bu haksız hukuksuzlukları yapanlar, şimdi Canan Kaptancıoğlu na kaptanlık yapmaya soyunmuşlardır.

Adayın önemli olduğu kadar,o adayın yanında kimlerin olduğu,kimlerin onu desteklediği daha önemlidir.

Parti içi demokrasiyi geliştirmek için 2011 yılından bu güne mücadele eden Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na kurulan bu tuzaktan Canan hanım ve ekibinin haberi yoktur.

AKP’yi 2015 seçimlerinde meydanlarda kumu gücünü haksız yere kullanmakla eleştirdik,

Genel başkanımızın, iktidarın, Kaymakamını, Valisini, bankasını memurunu bize karşı kullandınız diye haklı bir eleştirisi vardı. Şimdi ilçe kongrelerinde ve il kongresinde genel başkanın arzu etmemesine rağmen belediye başkanlarından bazıları kamu gücünü kendi örgütlerine karşı kullanması akıl ve mantık ölçülerine, siyasi ilkelerimize ters düşmektedir.

Oysaki kamu kurumları, belediyeler ve tüm gönüllü kuruluşlar, burs verdiği, işe aldığı, ilaç yardımı yaptığı kişilerin, hayatlarına karışmazlar. Bu olsa olsa tarikatlarda cemaatlerde olur. Sosyal demokraside bu olmaz.

Sizi tuzaklara düşürüp delegelerden zorla imza alanların emir eri mi olacaksınız? Güce teslim mi olacak sınız ? Korku imparatorluğu yaratanların dediğini mi yapacaksınız?

Yoksa Hür ve bağımsız iradenizi birey olma seçme ve seçilme hakkınızı özgürce kullanan delegeler mi olacaksınız ?

Yukarıda kısaca dile getirmiş olduğum, alt üst hiyararşik yapıya uyulmaması,eskiye dönüş,kamu gücünün orantısız ve haksız bir şekilde kullanılması ve birlikte yola çıktığı kişilerin bütün bu olumsuzlukları bünyesinde taşıması nedeni ile Canan Kaptancıoğlu’nun elini bu yarışta çok zayıflatmıştır.

Cumartesi günü CHP delegelerinin sağduyusu bu tuzaklara düşmeyi engelleyecek, Örgütü daha çok ön plana çıkaran,hırpalanıp örselenen bu örgüte her türlü olumsuzluklara rağmen sahip çıkan,halkın dilinden anlayan, onun dilini kullanan, Referandumda büyük başarı sağlayan ve bu çalışması yarım kalan,çalışmayı taçlandırarak sonlandırmak isteyen halk adamı Cemal Başkan yoluna devam edeceği, Canan Kaptancıoğlu da parti meclisi çalışmalarına daha da verimli olacağı düşüncesini taşımaktayım.

Saygılarınla

Mehmet DENİZ

CHP Sarıyer parti üyesi

İSTANBUL GAZETEM GAZETESİ 

Related posts

Leave a Comment