Kalp krizine karşı koruma -Balık

Kalp krizine karşı koruyor

Hamsinin içerdiği doymamış yağ asitleri nedeniyle kalp damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu belirtildi.

Balıkta başta fosfor olmak üzere, iyot, demir ve kalsiyum gibi madensel tuzlar ve A, D ve B on iki vitaminleri bulunur. Bu özellikleriyle balık:
 
• Bedene güç ve enerji verir,
 
• Zihin yorgunluğunu giderir,
 
• Yapısındaki demir sayesinde kan yapar,
 
• Balıktaki kalsiyum kemiklerin büyümesini sağlar ve özellikle çocukluk çağlarında gelişmeyi kolaylaştırır,
 
• Çok gerekli madensel tuzlardan biri olan iyot, vitaminlerin ve diğer madensel tuzların özümlenmesini sağlar.
 
Erkeğin Cinsel Gücünü Arttırır, Kadını Güzelleştirir:
 
Balıkta bol miktarda fosfor bulunur. Fosfor erkeğin cinsel gücünü arttırır, Çin nüfusunun bir milyarı aşmasının nedenlerinden biri de Çinlilerin balığa düşkün olmalarıdır. Fosfor, öte yandan, kadın cildini de güzelleştirir. Fosforla beslenen kadın aşk elektriği yayar. Bilimsel incelemelere göre, kadının bedeninde erkeği çeken büyüleyen bir aşk ışığı yayılır. Pervane ateşin yöresinde nasıl dönerse erkek de bu ışığın cazibesine kapılır. Fen, kadın bedeninden yayılan aşk elektriğini ve ışığını inceleyip özel feir fotoğraf camına geçirmiş ve ona (N) ya da Charpantier ışığı adını vermiştir. Fosforla beslenen kadınlar daha çok aşk elektriği yayarlar. Balıkta bulunan D vitamini ayrıca kadına döl bereketi sağlar ve onun doğum gücünü arttınr.
 
Balık Gözün Cilasıdır:
 
Balık etinde bulunan A vitamini gözlere kuvvet verir. Çok balık yiyenler yaşlılıklarında bile görme rahatsızlığı çekmezler.

 

 

 

 

Kalp damar hastalıklarının ülkemizdeki en ciddi sağlık sorunlarından olduğu ve kanser ile birlikte en önemli ölüm nedenleri arasında bulunduğunu belirten Dr. Karahan, şöyle konuştu: “Kalp damar hastalıkları, ülkemizdeki en ciddi sağlık sorunlarından olup kanser ile birlikte en önemli ölüm nedenlerini oluşturmaktadır. Hastalığın birçok sebebi olmakla birlikte, ailesel yatkınlık, şeker hastalığı (diyabet), hipertansiyon, sigara içilmesi, kolesterol yüksekliği en önemli risk faktörleridir. Kolesterol, normal şartlarda, hücrelerin yapısında bulunan, olmazsa olmaz unsurlardan biridir; ancak, kötü kolesterol dediğimiz, damar tıkayıcı özellikte olan kolesterol türlerinin kanda normalden yüksek seviyelerde oluşunun, kalp damarlarında daralma ve tıkanmalara yol açarak , kalp krizi gibi ölümcül kalp hastalıklarına yol açtığı bilinmektedir. Doymuş yağlar, kan kötü kolesterol seviyesini yükselterek kalp damar hastalıklarını tetiklerken, doymamış yağlar ise tam aksine, kanda bulunan kötü kolesterol seviyelerini (LDL-kolesterol ve trigliseritler) düşürerek, damar tıkanıklıklarını önleyici etki gösterir ve kalp krizi riskini azaltır.”
 
MUTLAKA BALIĞI TERCİH EDİN
 
Doğada bulunan bazı doğal besin maddelerinin doymamış yağ asitleri yönünden zengin olduğunu kaydeden Dr. Karahan, şunları söyledi: ”Tabiatta bulunan bazı doğal besin maddeleri, doymamış yağ asitleri yönünden zengindir. Kutuplarda yaşayan eskimolar da, kalp damar hastalıklarının diğer bölgelere göre daha az olduğu görülmüştür. Bu durumun bol miktarda balık tüketimi ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Gerçekten de balıklar, doymamış yağ asitleri olan omega 3 yağ asitleri yönünden oldukça zengindir. Omega 3 yağ asitleri, kandaki kötü kolesterol seviyelerini düşürürken az da olsa, HDL-kolesterol denilen iyi kolesterol seviyelerini arttırır (HDL -kolesterol, kandaki kötü kolesterolü temizleyici etki göstererek damarları korur), pıhtılaşmayı zorlaştırır, ayrıca tansiyon düşürücü ve kalp hızını da azaltıcı etkileri de vardır ki, tüm bu etkiler, kalp damarlarının tıkanmasına karşı koruyucudur. Yapılan araştırmalar, balık tüketiminin ani kalp ölümlerini azalttığını ortaya koymuştur. Bölgemizin neredeyse simgesi durumundaki hamsi de, bir balık türü olması nedeniyle, içerdiği doymamış yağ asitleri (omega 3) nedeniyle kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.”
 
Balığın kızartma şekilde tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Karahan, sözlerine şöyle devam etti:
“Yağda kızartma şeklinde değil, ızgara, buğulama veya fırında pişirme şeklinde olmalıdır. Yetişkin bireylerin haftada iki kez hamsi veya doğal başka balık çeşitlerini tüketmeleri koruyucu etki gösterir. Sadece hastaların değil, sağlıklı bireylerin de uzun vadeli korunma için mümkünse balık tüketmesi yerinde olacaktır.”
 
 
 

Bir cevap yazın