Türk Futbolunun Kara günü Beşiktaş:0 – Fenerbahçe: 1

Türk Futbolunun Kara günü Beşiktaş:0 – Fenerbahçe: 1

Bugün Türk Futbol Tarihine kara leke düşüren Beşiktaş – Fenerbahçe Türkiye kupa maçı oldu.

Elli yıllık futbol izleyicisiyim. Ben böyle bir hakem, böyle futbol, böyle futbolcu görmedim duymadım. Türk futbolu avrupadan aldıkları futbolcularla ilerleyecek hayali Galatasaray’da Melo ve Fenerbahçe’de VanPersie ile son bulmuştur. Ülkelerinde yapamadıkları kirli hareketleri Ülkemin sahalarında yapmalarına izin veren zihniyeti kınıyarak yazıma başlıyorum.

Türkiye Futbol Federasyonu yıllar sonra seyirci izni verdiği bir Derby maçına gereken özeni göstermediği için uyudu.

Kupadaki Beşiktaş- F.Bahçe maçını yönetecek olan Ali Palabıyık, resmen iki penaltı, bir olmayan gol, yalan bir kırmızı kart ile uyudu.

Türk futbol seyircisi bu olanlardan sonra tepki vermeden uyudu.

Fenerbahçe kazandı.

 

Bir futbol seyircisi olarak artık Türkiye’de Futbol 2011 yılında şike olaylarından sonra bitmiştir diyebilirim. Türk Futbolunu bu hallere getirenlere yazıklar olsun diyor ve sizleri 2011 yılına götürmek istiyorum.

FENERBAHÇE 19 MAÇTAN SEVK EDİLMİŞTİ.

TÜRKİYE’DE FUTBOL ŞİKESİ 2011 

2011 Türk futbolu şike davası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin yapmış olduğu 8 aylık teknik ve fiziki takip inceleme neticesinde 3 Temmuz 2011 tarihinde Türkiye’nin 15 şehrinde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği operasyonla birçok aktif yönetici ile futbolcunun gözaltına alınması sonucu başlayan davadır. Türk futbol tarihinin en büyük skandallarından birisidir. 2010-11 sezonunda Süper Lig ve TFF 1.Lig’in bazı müsabakalarında şike yapıldığı ve teşvik primi verildiği iddiası üzerine başlatılmıştır.
 
3 Temmuz 2011 tarihinde yapılan operasyonla halkın duyduğu bu büyük dava, Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından başlatılmıştır. Daha sonra dava Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk’e devredilmiş ve bu savcı operasyonları başlatmıştır. İddianameyi yazdıktan sonra dava Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Ufuk Ermertcan’a teslim edilmiş ve Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında bu savcı görev yapmıştır. Özel Yetkili Mahkemeler kapatıldığından ötürü, Yargıtay kararı sonrası İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada ise Cumhuriyet Savcısı Abdullah Mirza Coşkun görev yapmıştır.
 
Savcı iddianameyi hazırlayana kadar soruşturmanın ilk evrelerinde 93 sanıktan 31’i tutuklanmış, daha sonra değişen yasa ve duruşmalar sonrasında tahliye edilmişlerdir. Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.
 
Toplam 93 sanıklı dava ilk olarak Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştür. 14 Şubat 2012 tarihindeki ilk duruşmayla başlayan dava, 2 Temmuz 2012 tarihindeki 23. duruşmada karara bağlanmıştır. Mahkeme Başkanı Hakim Mehmet Ekinci, üyeler Hikmet Şen ve Bülent Kınay’dan oluşan mahkeme heyeti, sanıklara verdiği cezaları açıklamıştır. 93 sanıktan 48’i çeşitli cezalar alırken 45’i beraat etmiştir.
 
10 Ağustos 2012 tarihinde Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 682 sayfalık gerekçeli kararını açıklamıştır. Mahkemenin kararını önce savcı, arkasından da sanıklar temyiz etmiştir.
 
17 Ocak 2014 tarihinde Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararını açıklamıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, kararların belli bir kısmını onamış, bir kısmını düşürmüş, bir kısım hükümleri de bozmuştur.
 
6 Mart 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından onanarak yasalaşan “Özel Yetkili Mahkemelerin Kaldırılması” şeklindeki yeni yasa düzenlemesine göre Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından hükümleri bozulan sanıklar, haklarında yapılacak yeniden yargılamada özel yetkili mahkemelerde değil, ağır ceza mahkemelerinde yargılanmıştır.
2 Mayıs 2014 tarihinde ise HSYK tarafından verilen karara göre dava, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmüştür.
 
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay tarafından cezası bozulan 31 sanık ve yeniden yargılanmasına karar verilen 6 sanığın dosyalarını birleştirerek toplam 37 sanığı davada tekrar yargılamıştır. Mahkeme başkanlığını hakim Ahmet Civelek’in yaptığı mahkeme heyeti 13 Ocak 2015’te başlayan davayı, 9 Ekim 2015 tarihindeki 6. duruşmayla sonlandırmıştır. Mahkeme, yargılanan tüm sanıkların beraatine ve kapatılmış olan Özel Yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından cezalandırılmış sanıkların ceza hükümlerinin bozulmasına karar vermiştir.[6]
 
19 Nisan 2016 tarihinde 28 ilde başlatılan operasyonla, şike adı altında spor kulüplerine kumpas olayına adı karışan çok sayıda gazeteci, avukat ve dönemin bazı emniyet teşkilatı üyeleri göz altına alınmaya başlandı.
sosyal medyalarda paylaşalım
error0

Bir cevap yazın