1453 mü? 1923 mi? İstanbul’un Fethi

istanbul_fethi_1453_1920

Bugün İstanbul’un Osmanlı zamanında fethinin anma günü olarak bilinse de Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce İtilaf devletleri Osmanlı İmparatorluğu’nun elinden almıştı.

Asıl Fetih , bugünlere İstanbul’u topraklarımıza katan Başkomutan Ulu Önder Atatürk ‘ün zaferidir. Her yılın 6 Ekim’i böylece İstanbul’un kurtuluş günü olarak belirlendi ve kutlanmaya başlandı.

İSTANBUL’UN FETHİ 6 EKİM  1923 

117530İstanbul‘un, İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi sonucunda Mebusan Mecli‘si kapatıldı. Böylece millet, iradesini temsil edecek ve haklarını savunacak bir organdan yoksun kaldı. Bu gelişme üzerine harekete geçen Mustafa Kemal, Ankara”da Büyük Millet Meclisini açtı.

Sevr Antlaşması‘nın imzalanmasından sonra 19 Ağustos 1920‘de toplanan TBMM, bu anlaşmayı tanımadığını ve imzalayanların vatan haini olduğunu belirtmiştir . Atatürk Kurtuluş Savaşı’nı başlattığında zaten ortada Osmanlı İmp.  yoktu deniyorsa bu doğru olan tespittir.

Kurtuluş Savaşına Osmanlı adı altında da girilebilir ve neticesinde Osmanlı devam edebilirdi.

Fakat mutlak monarşinin bu coğrafyada ömrünü tükettiği aşikardı. Bir rejim değişikliği olmalıydı ve bu rejim değişikliği de Osmanlı’nın adının değişmesi ile mümkün kılınabilirdi. Fakat buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı niteliğindedir.

İki farklı devlet olarak görmek olanaksızdır. Atatürk’ün Osmanlı’nın borçlarını yok saymaması ve hepsini sahiplenmesi de bu bilinci açıkça ifade eder.

İtilaf Devletleri donanmaları 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanarak 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul’a girdiler. Fiilen gerçekleşmiş olan işgal, 16 Mart 1920 tarihinde resmi işgale dönüştü.

Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesinden sonra Fahrettin Paşa komutasındaki 5. Süvari Kolordusu İtilaf Devletleri kontrolündeki tarafsız bölgeye doğru ilerlemeye başladı. Bunun üzerine Müttefik kuvvetlerde bulunan Fransız ve İtalyan birlikleri derhal geri çekildi. Çanakkale’de bulunan İngiliz birlikleri General Harrington’un emriyle savunma pozisyonu aldı.

İngiltere, TBMM hükümetiyle anlaşma yolları aramaya başladı. Ankara hükûmeti İstanbul ve Çanakkale boğazlarının denetimini istedi. İngiltere başbakanı Lloyd George’un bu istekleri reddetti. Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.[1] Fakat Harrington ateş açılmaması emrini verdi. Türk birlikleri, İngiliz direnişi ile karşılaşmadan tarafsız bölgeye girerek Çanakkale Boğazı’na doğru ilerlemeye başladı. Türklerle savaşılmasını istemeyen Winston Churchill’in başını çektiği bir grup bakan istifa etti.

Diğer taraftan İzmir’in Kurtuluşu’ndan sonra Damat Ferit Paşa 21 Eylül 1922’de ülkeden kaçtı. Mudanya Mütarekesi gereği Trakya topraklarının teslimi yapılırken Türkiye’yi temsil edecek kişi olarak Mustafa Kemal Paşa’nın isteği ile Refet Paşa; İstanbul komutanı olarak da Milli Müdafaa Umumi Katibi Selahattin Adil Paşa görevlendirildi. Refet Paşa, 19 Ekim tarihinde TBMM Muhafız Grubu’ndan 100 kişilik bir kuvvetle Gülnihal vapuru ile Mudanya’dan ayrılıp İstanbul’a geldi. Ardından “İstanbul Komutanı” sıfatıyla Selahattin Adil Paşa, 81. Alay ile İstanbul’a geldi. Refet Paşa ve Selahattin Adil Paşa’nın İstanbul’a gelmesine rağmen işgal sonlanmadı. Çünkü mütarekeye göre işgal kuvvetleri barış antlaşması imzalanmasından hemen sonra İstanbul’u boşaltacaktı.

24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması’ndan sonra 23 Ağustos 1923’ten itibaren İtilaf kuvvetleri İstanbul’dan ayrılmaya başladı. Son İtilaf birliği ise 4 Ekim 1923 günü Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen bir törenle Türk bayrağı’nı selamlayarak şehri terk ettiler. 6 Ekim 1923’te ise Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul’a girdi ve işgal resmen sonlandı.

İşgal 4 yıl 10 ay 23 gün sürdü. Her yılın 6 Ekim’i böylece İstanbul’un kurtuluş günü olarak belirlendi ve kutlanmaya başlandı.

 

İSTANBUL’UN FETHİ 29 MAYIS 1453 

 

osmanlı-yı-atatürk-yıktı_933900Bugün 29 Mayıs 2014, İstanbul´un Fethi´nin 561. yılı. Bizans İmparatorluğu´nun başkenti olan İstanbul (Bizans)‚ Fatih Sultan Mehmet tarafından 53 gün süren bir kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453´te fethedilmiştir. Tarihin çeşitli dönemlerinde birçok devletler tarafından 28 defa kuşatılmalara karşı koyan İstanbul´un aşılması güç olan ünlü surları‚ 29 Mayıs 1453 tarihinde aşılmış ve İstanbul (Bizans) fethedilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet (II. Mehmet)‚ Sultan II. Murat´ın oğlu olarak 1431 yılında Edirne´de dünyaya geldi. Edirne‚ İstanbul´un fethinden 91 yıl önce fethedildiğinden (1362) dolayı‚ İstanbul´un fethine kadar Osmanlı Devleti´nin başkentiydi. Babasının inzivaya çekilmesi sebebiyle tahtını oğluna bırakması üzerine II. Mehmet‚ 13 yaşında padişah olmuştur. Osmanlı tahtına 13 yaşında bir çocuğun geçmesini fırsat bilen batı‚ ordu toplayıp Osmanlı Edirne üzerine yürümeye başlar. Bunu haber alan padişah Sultan II. Mehmet‚ o ünlü mektubunu babasına yazar.

Sultan Mehmet, mektubunda, babasına hitaben şöyle der;

-Baba‚ padişah sen isen‚ ordunun başına geç! Yok eğer padişah ben isem‚ emrediyorum ordunun başına geç!

Babası Sultan II. Murat Manisa´dan‚ başkent Edirne´ye gelerek tekrar tahta geçer ve haçlı ordularını bozguna uğratır.

1451 yılında Sultan II. Murat´ın ölümü üzerine 19 yaşında olan oğlu II. Mehmet, ikinci defa tekrar tahta çıkar. Tahta oturduğu günden itibaren Bizans´ı fethetmek düşüncesi kafasını meşgul eder. Hatta bu düşünce; “-Ya Bizans´ı alırım‚ ya da Bizans beni alır” diyecek kadar sabit fikir haline gelir. Bu düşüncesini uygulamaya koymak için hazırlıklara girişti. Bunun için Edirne´de beş büyük top döktürdü. Her bir topu 60 manda çekebiliyordu. 350 adet irili ufaklı gemi yaptırarak güçlü bir donanma meydana getirdi.

Bizans´ın Karadeniz yoluyla Rusya´dan yardım almasını önlemek için‚ İstanbul Boğazı´nda‚ Yıldırım Beyazıt´ın 1392 yılında yaptırttığı Anadolu Hisarı´nın tam karşısındaki kıyıya Rumeli Hisarı´nı, dört ay gibi kısa bir zamanda yaptırdı.

Bu hazırlıklar yaklaşık 2 yıl sürdü. Hazırlıklar tamamlanınca da 1453 yılının 6 Nisan günü‚ 150.000 kişilik bir orduylaEdirne’den gelerek, İstanbul´u kuşattı. Sultan Mehmet, ordusunu‚ İstanbul´un kara surları önünde savaş düzenine sokar. Ordugahını da, Bizans İmparatoru’nun, kuşatma süresince savaşı seyir ve idare ettiği Tekfur Sarayı’nın tam karşısında, şimdiki Topkapı-Maltepe mevkisinde kurar.

Bizans İmparatoru´na elçi göndererek şehri teslim etmesini ister. Bunu isterken de Bizans İmparatoru´na‚ “-Yapabileceklerim‚ senin hayallerinin çok ötesindedir” diyerek kararlılığını dile getirir. Tabi beklendiği gibi ve de haklı olarak İstanbul Surları´nın aşılmazlığına güvenen Bizans İmparatoru bu talebi reddeder ve savaş başlar. Savaş günlerce sürer.

21 Nisan 1453 günü Sultan Mehmet 72 parçalık bir donanmayı‚ Tophane´den karadan yağlı kızaklar üzerinde çektirerek‚ Tophane-Taksim´in kuzey tarafı-Kasımpaşa güzergahından geçirerek Haliç´e indirir. Bu durum düşman tarafında şaşkınlık ve moral bozukluğuyla karşılanır.

Günlerce süren yıpratıcı hücumlardan sonra ve kuşatmanın 53. gününde‚ bugünkü Topkapı ile Vatan Caddesi arasında bulunan Kale Kapısı denilen bölüm de bulunan surlarda açılan gediklerden Türk orduları şehre girerler. İstanbul’un Fethi ile birlikte Bizans İmparatorluğu da tarih sahnesinden çekilir.

M.S. 330 yılında Roma İmparatoru Constantin’in (Konstantin), sarayını Bizans şehrine getirmesi ve burayı başkent yapmasıyla birlikte, bundan sonra kendi adıyla Constantinopolis (Konstantin’in Şehri) olarak anılır. 395 yılında Roma İmparatorluğu´nun, doğu ve batı olmak üzere ikiye bölünmesi üzerine de İstanbul‚ Doğu Roma İmparatorluğu´nun başkenti olmuştur. M.S. 475 yılında Batı Roma İmparatorluğu´nun çökmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu (daha sonraları Bizans İmparatorluğu)‚ fethe kadar yaklaşık bin yıl kadar bir süre daha hüküm sürecektir.

 

İstanbul Gazetem Dağıtım Alanları:

İstanbul bölgesinde ki tüm devlet kurum ve kuruluşları,[Belediyeler ,Belediye Müdürlükleri,Hastaneler,Kaymakamlıklar,Sendikalar Ve Okullar)

İstanbul bölgesindeki tüm dernek ve dernek kurumları,

Vakıflar,sosyal çalışma platformları,

Siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları,

İstanbul bölgesinde şirket kurum ve kuruluşları,

Türkiye’nin tüm illerine ve İstanbul’un  ilçelerindeki  mahallelerinde bulunan  abonelerimize….

İstanbul Gazetem’in dağıtımı, posta yolu ile sağlanmaktadır.

Yenilenen içeriği ile yeni çalışmalarımızda yer almak isteyen siz değerli okuyucularımız bizimle irtibata geçiniz.

ABONE KAYIT : Varol Kısa (0535 248 40 23) 

REKLAM İLAN OFİS : 0546 875 56 05

Telefon numaralarımızla irtibata geçip abonemiz olabilirsiniz .Veya hesap numaramıza yıllık abonelik bedeli 100 tl yatırdıktan sonraistanbulgazetem@hotmail.com adresimize mail göndererek ” Adınızı , gazetenizin gelmesini istediğiniz adresinizi ve telefon numaranızı ” göndermeniz yeterli olacaktır. Türkiye’nin her yerine Gazetemiz ulaşmaktadır.

İlginiz için teşekkür ederiz. 

Abonelik ve destekleriniz için

HESAP NUMARAMIZ

YAPI KREDİ /Varol Kısa

Ferahevler Şubesi / Şube no: 1139

Hesap no: 89757664

IBAN: TR23 0006 7010 0000 0089 7576 64

 

Bir cevap yazın