Belediyelerin noksanları – Varol Kısa

Erkan Karaarslan ve Belediyelerin noksanları

15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ Terör örgütünün kolları araştırılmaya başlandı. Binlerce devlet memuru, askeriye ve tabi ki belediyelerde bu araştırmanın konusu oldular. Belediyelerin bu konuya yakınlığı “Danışmanlık” ve “Şirket Yönetimi” olarak iki kalemde belirtildi. 

Siyaset  benim yıllardır içerisinde bulunduğum bir konu. Zaten her insan doğar doğmaz bir ömür siyasetin içerisinde yer almıyor mu? Yerel seçimlerin başladığı her dönem özellikle Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerinin mutlaka tahsilli kişilerden seçilmesi konusunda baskıcı yazılarım oldu.

Neden mi ?

Bir Başkan düşünün ki belediyenin bütçe hesapları önüne geldiğinde hesap kitap bilmeden imzalasın, bir Belediye Başkanı düşünün ki önüne gelen imar planlarından hiç bir şey anlamasın, bir Belediye Başkanı düşünün ki planlama çizelgesi önüne geldiğinde hiç bir şeyden anlamadığı için imzalasın ve en kötüsü bunlardan yine hiç bir şey anlamayan onlarca meclis üyelerinde önergeleri kabul edip imzalasın. İşte tam bu süreçte ne kadar haklı olduğumu söyleyebilirim ki “Danışmanlık” müesseseleri  ortaya çıkıyordu.

İşte Erkan Karaarslan dosyası aslında belediyelerin en büyük noksanlarını tamamlamak adına ortaya çıktı. Ahbap çavuş ilişkisiyle başlayan siyaset yolculukları bir koltuk kazanıldığında paylaşımların gerçekleştiği büyük bir pasta oluyordu. Hal böyle olunca kimilerinin ilk okul mezunu oluşu, şaibeli olan yönetim şemalarıyla düzen iyice bozulurken danışmanlar kurtarıcı tim misali ortaya çıkıverdi. Gelin görün ki, her şer den iyilik beklentisi içinde olanlar sebebiyle kendi ceplerini dolduran hayırlı kişilerin de çoğalması kaçınılmaz bir hal alıyordu. Yıllarca  tahsil dedikçe, karşıma çıkıp “okul insanı adam etmez” diyenler, umarım ne demek istediğimi artık anlamışlardır.

Milyarlarca liramız kaybolduktan sonra aklımızın başına gelişi  “İnsanoğlu acı tecrübelerle olgunlaşır” felsefesinden geliyor olmalı.

Dilerim önümüzdeki seçimlerde bugünleri unutmaz ve oylarımızı verirken, Belediye Başkanı adayı ve ekibini araştırma,inceleme gayreti gösterirsiniz.

İLÇE SEÇİMLERİ

İlçe seçimlerinde ise bu olay tam tersi olmalıdır. Siyaset yerelden başlıyorsa eğer, halka hitap etmek ve üyesi olduğu partiye oy toplamak görevi olan başkanların halkın genel kültür seviyesinde olması gerekmektedir. Sosyal hayatında bir doktor, bir avukat, bir zengin iş adamı maalesef sofrasında yumruğu ile soğan kıran vatandaşın isteklerini anlaması oldukça zor olur.

“Hayatınızda öyle seçimler yapın ki; kazandıklarınız kaybettiklerinize değsin” Gustav Robert Kirchoff

Sizlerin kafasını fazla karıştırmadan “Danışmanlık” ne yapar , ne yapmaz açıklaması ile sözlerime son veriyorum.

 

Danışman Ne Yapar?
1-  Danışman hukuka uygun davranır ve organizasyonun hukuka uygun hareket etmesi için gerekli olan uyarıları yapar. Danışman, çalıştığı organizasyonda, yasal süreleri takip eder ve iş tanımında olsun ya da olmasın yasalarımızca yapılması gereken hususlarda idarelere zamanları kaçırtmaz.

2- Danışman çalıştığı organizasyonda en azından aylık periyotlarla, genel durumu ve gidişatı değerlendirir varsa hataları düzeltir ve riskler varsa hem şirketini hem de kurumu uyarır. Dolayısıyla mali raporları, en azından mizanları alır ve bir değerlendirme yapar.

3- Danışman varlığını doğru bir şekilde sürdürecek ve ama temelinde idareye değer katacak işler geliştirir ve bu işi idareye doğru anlatır.

4- Danışman bulunduğu idarede gerekli olan alanları tespit edip mevzuat oluşturur. yani kurumun içsel prosedürlerine katkı sunar.

5- Danışman mevzuatı çok detaylı takip eder. Gelişmelere önceden hakim olur. Kuruma ön uyarı sistemi ile gerekli ikazları yapar.

6- Danışman kişisel çıkarları ile kurum çıkarları ters düştüğünde kurum çıkarlarını önceliklendirecek erdeme sahip olur.

7- Danışman yenilikçidir. İlk kez denilebilecek modeller ve projeler gerçekleştirir.

 

Peki danışman neleri yapmaz?

1-Danışman anılarını yazamaz
2- İcranın yerine geçecek taahhüdde bulunmaz ve icraya karışmaz
3- Danışmanın asıl görevi dinlemektir. Dinlemeden konuşmak ve insanları kesmek gibi huyları olamaz.
4- Danışman şirketi ve çalıştığı organizasyonu ile ilgili bilgileri oradan ayrılsa bile aktaramaz. O bilgiler danışmanın namusudur.
5- Danışman satın alma süreçleri içerisinde yer alamaz.
6- Danışman sıradan olamaz. Konuşması, oturması kalkması, bilgisi görgüsü ile örnek olur.

 

 VAROL KISA / İSTANBUL GAZETEM 

Gelecek Yazı “Erkan Karaarslan ve Belediyeler”

Bir cevap yazın