YOL ARKADAŞIM "Cemile SAVAŞ"

YOL ARKADAŞI

 

Tuttum kelimelerin elinden,kuracağım cümlelerin hükmünü de üstlenerek,yağmurlu bir Haziran akşamında ,bir sandalye tepesinde, yapmayı hayal ettiğim yolculuklar gözümün önünden geçerken ,’’yola’’ dair yolculuk yapacak kalemim.

Ruhu gezgin bir kalem benimki.Bir bakmışsın Karadeniz’e uzanmış,bir de bakmışsın ki Emirgan’da çay içiyor. Sırtını vermiş İstinye ye, yokuşlardan kıvrılıp, seyahate başlamış kalemim,onu bekleyen zor yoldan habersiz.

 

‘’Yol’’’ deyince taş yapıtlar, kaldırım taşları ,ya da yolculuklar gelsede aklınıza ben yol kelimesini ‘’hayat’’ kelimesinin eş anlamlısı olarak algılıyorum.

Yol demek;  hayat demek benim için. Ta ki anne karnından , son nefesini vereceğin güne dek yaşadıkların uzun, ince bir yol demek benim için.

 

 Uzun, ince bir yol. Tıpkı ‘’Aşık Veysel’in ‘’kulaklarımızdan kazınmayacak sesiyle seslendirdiği türküdeki gibi uzun, ince bir yol hayat.

 

Hedeflere ulaşmak,bir anlamda hayatın hakkını vermek için aldığın nefesler bir yolda gider de şaşırmaz mı yönünü hiç?Elbette şaşırır. Zaman zaman kaybolma korkusu bile yaşar. Yağmuru olur ,karı olur,yazı olur, kışı olur yolların.Işıkları dahi söner kimi zaman. Fakat bir yol arkadaşınız varsa;  kadifeleşir gözü korkutan yamaçlar ,bayırlar çiçekleniverir.

 

Yol bu ! Ucu bucağı görünmez bazen .Gücü tükenir de ayaklarının, yol bitmez gelir bazen. Bazen  pes edersin yolculuk etmekten. Bazen yoluna çıkan taşlar ayağına takılır da tökezlersin. Pes etmek yok !Yol hayatsa eğer ,yolda yürümeye devam edeceksin.

Yol arkadaşın varsa yanında kim bıkar ki yolculuk etmekten . Kışın güneşin ,yazın ılık ılık esen meltemindir yol arkadaşın. Yarı yolda bırakmayacağına inanarak yola çıkmışsan bir kez yollar akıverir.

 

Yolu hayata benzetip,elinizden tutan bir yol arkadaşınızı da  yazınca kalem, her şey iyi görünüyor. Sorun yok gibi.

 Ancak:

 Bana yol ,bir de yolu olmayan köyleri hatırlatıyor. Hani  şu dağ sırtlarındaki.

 Yolu olmayan ,şehre uzak ,yol üzerinde mezarlıkları olan ,üzerine yüzlerce hikayesi anlatılan, yolu yamaç,yolu uzak dağ köyleri.

Çoğu kadının hastaneye yetişemeden o yolda doğum yaptığı,çoğu hastanın hastaneye yetişemeden  o yolda ölüverdiği  ve o yol üzerine gömüldüğü.Yol arkadaşını ,yarini,o yolda kaybedenlerin ağıtları da kulağıma ilişiyor şimdi ‘’yol’’ deyince.

 

  Yol ,hayatsa eğer elbette hüznü de olur, sevinci de. Taşı da olur, çamuru da.

Ama ‘’yol arkadaşı’’ olmak başka bir şey.

Yol arkadaşı;  bazen aynı nehrin taşı,bazen aynı dağın çiçeği,bazen aynı derenin çamuru olmaktır.

Yol arkadaşı olmak demek ;aynı sokağın kokusu üzerinde yol almak demek.

Yol arkadaşı olmak demek; yaptığın yolculuklardaki hayal kırıklığının tamircisi demek.

Yol arkadaşı olmak demek; yolculuk halinde uykuya direnen göz kapaklarının ,kirpiklerine yenilgisi halinde başını koyduğun omuz demek.

 

Yol : Hayat

Yol arkadaşı: Yolculuğunda vardığın şehirdir.

 

sosyal medyalarda paylaşalım
error0

Bir cevap yazın