CHP’li Ferhat Epözdemir İBB konuşması

CHP İBB Meclis Üyesi Ferhat Epözdemir

Meclis kürsüsünde konuştu; “7 Haziran 2015 genel seçiminden beri takvimde yaprak kalmadı. Her gün, başka bir acının yıl dönümü haline geldi. Her gün bir acıyı anıyoruz”

 
CHP İBB Meclis Üyesi Ferhat Epözdemir 10 Ekim 2015 yılında Ankarada yaşanan hain bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren 110 vatandaşımızı anarak İBB Meclis Kürsüsünde Konuştu yaşanan terörü lanetledi, şehitlerimize rahmet diledi ve Muharrem Ayı Yas’ını paylaşan bir konuşma gerçekleştirdi. Yeğeni Dicle Deli’yi Ankara katliamında kaybeden CHP’li Ferhat Epözdemir’in konuşmasında Sayın Cumhurbaşkanımızın kendi tanımıyla söylüyorum; “400 milletvekili meselesi olsaydı belki bunların hiçbiri olmayacaktı” demişti. Ve maalesef bu ölümler karşısında sırıtan bir adalet bakanıyla karşı karşıya kaldık” sözleri AKP’li Meclis Üyelerinin sözlü tepki göstermesine neden oldu. AKP’lilerin sözlü tartışması karşısında CHP’li Epözdemir de şu cümleleri sarfetti; “Ölümde bir ayrışmanın savunucu olduğunuz için iki dakika yerinizde duramıyorsunuz. Bunları ben üretmiyorum. Yaşananları anlatıyorum. Tüm terör kurbanlarını saygıyla anıyorum” diyerek sitem etti. CHP’li Epözdemir’in konuşmasında şu cümleler dikkat çekti: “7 Haziran 2015 genel seçiminden beri takvimde yaprak kalmadı. Her gün, başka bir acının yıldönümü haline geldi. Her gün bir acıyı anıyoruz. 7 Haziran’dan beri iki bine yakın vatandaşımızı kaybettik. Ülkede bir tedirginlik, gerilim hali var. Barış için artık hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Bu ülkeye bir seçim sonucunun neticesi bu denli acı olmamalıydı. Bu kadar ölümün olduğu demokratik bir ülkede siyasal iktidar yerinde durmazdı”
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinin 2016 yılı Ekim ayı Meclis toplantılarında İBB Meclisinin CHP’li Üyesi Ferhat Epözdemir’in “10 Ekim 2015 Ankara Katliamı Yıldönümü” konulu gündem dışı konuşması:
 
 
Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyeleri; 10 Ekim 2015 yılında Ankara ‘daki yaşanan hazin saldırı ile ilgili birinci yıl dönümü olması münasebetiyle söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce içinde bulunduğumuz Muharrem ayı dolayısıyla aç kalarak onurlarıyla nefes alan cümle canlarında yası matemlerini en içten duygularımla paylaşıyorum. Dün, Hakkari Şemdinli’de 10’u asker 8’i yurttaş bir terör saldırısı sonucu yaşamını kaybetti. 27 yaralımız var. Şehitlerimize huzurlarınızda başsağlığı diliyorum. Ölen yurttaşlarımızın ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralı yurttaşlarımıza bu vesileyle de acil şifalar diliyorum.
 
 
Bildiğiniz gibi 10 Ekim 2015’te Ankara Garı kavşağının önünde bir barış etkinliği için orada bulunan Türkiye’nin çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinin, Sendikalarının ve çeşitli toplum kesimlerinin katılımıyla oluşan bir barış etkinliğinde 3 saniye arayla 2 tane canlı bomba saldırı sonucu, 110 yurttaşımız yaşamını kaybetti. 500’ün üzerinde de yurttaşımız yaralandı. Şüphesiz ülkede artık bir takvim yaprağı kalmadı. Yani ülkede 7 Haziran seçimlerinden bu yana hemen hemen hergün bir katliamın yıldönümü, bir acı olayın yıldönümü haline geldi. Artık takvim yapraklarında sürekli acıları tazeleyerek, sürekli o katliamları anarak günlerimiz geçiyor.
 
 
10 Ekim katliamında hala olayın failleri konusunda ciddi anlamda vicdanlar rahat değil. Hala failler konusunda bir yargısal sonuca ulaşmış değil. 7 Haziranla bugüne kadar olan tarihte yaklaşık 2000’e yakın insanımız öldü. Bir o kadar yaralımız var. Bir an önce bu ülkenin barış, demokrasi, adalet konusunda bir an önce bütün siyasal partilerin, bütün sivil toplum kuruluşlarının ve halkımızın bu acı bilançoları artık hatırlamayacakları bir şekilde Gündemlerinden çıkarmaları gerekiyor.
 
 
Bir ülkeye bir seçim sonucunun bilançosu, neticesi bu kadar acı bir faturayla olmamalıdır. Türkiye’nin ikinci büyük Parlamentosunda Türkiye’nin en önemli görüşmelerinin yapıldığı, 20 milyonluk yaklaşık bir megapolden tekrar bu çağrımı yenilemek istiyorum; Bu topraklarda artık barış gelecekse bir an önce herkes elinden gelen çabayı göstermeli. Barış için hepimiz ülkede gerekli rolümüzü oynamalıyız. Bakın hemen kısa bir tarihine göz attığımızda, hemen yakın tarihten artık geçmişi hatırlayamayacak duruma geldik. Roboski, Reyhanlı yanı sıra Suruç, bugün Ankara, Sultanahmet, hemen İBB’nin önü Vezneciler katliamı ve Taksim İstiklal ve en son Gaziantep katliamı.
 
Bunların hiç birinin faillerine yönelik şu ana kadar ciddi bir sonuca ulaşılmış değil.
 
Ülkede bir tedirginlik hali var. Ülkede bir gerilim hali var. Normal bir demokraside, normal bir hukuk devletinde bu kadar çok ölümün olduğu, bu kadar çok ölü bilançosunun yükseldiği, bu kadar çok ölümcül saldırının olduğu bir ülkede asgari demokrasi ile yönetilen normal bir hukuk devletinde bir siyasal iktidar bu kadar yerinde rahat oturamaz.
 
 
Sayın Cumhurbaşkanımızın kendi tanımıyla söylüyorum; “400 milletvekili meselesi olsaydı belki bunların hiçbiri olmayacaktı” demişti. Bu ölümler karşısında sırıtan bir Adalet Bakanıyla karşı karşıya kaldı bu toplum. Tabi sizler yani katliamda bir ayrışma, ölümde bir ayrışma, yaşamda bir ayrışma politikasının savunucusu olduğunuz için bu söylediklerime tahammül edemiyorsunuz, Yani burada salt imar konularının görüşüleceği, salt sokak isimlerinin konuşulacağı apolitik bir Meclis haline geldi. Yani biz bunları konuşacağız burada… Ankara Katliamını gerçekleştirenleri huzurlarınızda lanetliyorum, Yaşamını kaybedenlerin anıları önünde saygıyla eğliyorum.
 
 

Selam ve Saygılarımı sunarım İBB Meclis Üyesi Ferhat Epözdemir

 

 

 

HABER: VAROL KISA/ İSTANBUL GAZETEM 

İSTANBUL   haberleri www.istanbulgazetem.com haber sitemizden ve Basılı yayınımızdan takip edebilirsiniz .

İSTANBUL GAZETEM GAZETESİ

Türkiye’nin her yerindeyiz.Abone olun gazeteniz kapınıza gelsin!

İstanbul Gazetem’in dağıtımı, posta yolu ile sağlanmaktadır.

ABONE KAYIT : Varol Kısa (0535 248 40 23)

REKLAM İLAN OFİS : 0546 875 56 05

Bir cevap yazın