Kethüda – İsmet K

KETHÜDA

Farsça Ked-hüda , namı diğer kahya.

Post-modern çağda, ortaçağ karanlığına benzer dehlizlerdeyiz. Herkes birbirinin sesine yabancı, herkes kayıp

, herkes birbirine bağırmaktan hiçbir ses yerine ulaşamıyor.

Gerçekleri görmenin çok zor olduğu karanlık ve yönü şaşırtılmış vaziyette ilerlemeye çalışıyoruz. Hep birlikte, 60 yıldır Türkiye’de örgütlenmiş bir yapının devletin tüm kurumlarına girdiğini, aynı yapının bir kalkışmaya kalktığını konuşuyoruz. Tartışmaların çoğunda , “nasıl olur da…..” ile başlayan cümleler kuruluyor. Yeni farkına varmışcasına ; hayret imaları ile konuşuluyor. Yüzyıllardır yıkılmaya çalışılanın, Türk milleti, devleti, halkı ve egemenliği olduğunu yeni anlamış gibi görünüyorlar.

1960/1980 hep öyleydi. Yazayım..

Devlet eliyle yapılan denetimlerin olduğu bir dönem, 5 sene önce; tüm denetimden geçen özel kurumlardan müdür derecesindeki dostlar arıyorlar; “Heryere cemaatin gazetesinden koyarsan denetimde hiçbir şeye bakmıyorlar…..” Koymazsan vay haline, cezalar ardı arkasına geliyor, gözün üstünde kaşın var cezası. Robotlaştırılmış beyinlerin basit bir oyunuydu bu. Ancak oyun yeni değildi. Bu oyunun mağdurları günlerdir anlatıyorlar. Bu topraklarda Türklük silinmeye çalışıldı. Al bayrağımız itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Halkı yeniden kendi topraklarında yaşayabileceğine, ülkenin kurtulabileceğine inancı sonsuz olan , paylaşılmış toprakları Cumhuriyete dönüştürenler karalandı.Kimsenin gündeminde değildi o zamanlar. Unuttunuz mu?

Ne oldu biliyor musunuz? Birilerinin pabucu dama atıldı.

Yemeni; bir tür hafif ve kaba ayakkabı, pabuç. (TDK)

Devir Osmanlı devri, bir yemeni aldınız , size vaadedilen süreden önce yıprandı, giyilmez hale geldi.Yemeniyi alıyor ve kethudaya götürüyorsunuz. kethuda yemeniye bakar ve yemeni ustalarını yanına çağırıp ayrıntılı bir inceleme yaparlarmış. yemeni kullanım hatasından mı? yoksa yapım hatasından mı? bozulmuş diye.Eğer kullanım hatası ise tüketiciye bilgi verilir yok eğer yapım hatası ise ,yemeniyi yapan usta lonca merkezine çağrılır* ona yemeni gösterilirmiş. ceza olarak da o bozuk olan ile birlikte dükkanındaki tüm yemenileri de, havasız, karanlık, izbe bir yer olan dükkanın damına atılır, burada çürümeye terkedilirmiş. Hatalı ve hileli ürününden dolayı ceza alır ve hatta dükkanı kapayıp o bölgeden kaçar, kendine yeni iş ararmış. Pabucu dama atılmak deyimi buradan gelmekteymiş.

Artık kullanışlı olmayanın, pabucu dama atıldı diyebilir miyiz?

Farkına varmamız gereken; ne Kethüdalar, ne de pabucu dama atılanlar bu ülke, ulus, millet ve vatan için çalıştılar. Hepsi kendi bağnaz emelleri ve onlara bu görevi veren emelleri bin beşyüz yıldır aynı olanlar tarafından baştan çıkarıldılar.

Bazen , kukla gösterisini izlemektense, kukla oynatıcısını görmeye çalışmak gerekiyor.

Unutmayınız , bu millet yüzyıllardır özgürdür, ve hiçbir zaman kuklalara ve kukla oynatıcılarına pabuç bırakmayacaktır.

İsmet K.

Sizde köşeniz olsun, sesinizi duyurmak istiyorsanız  

 Arayın gelelim abone olun, İstanbul  Gazetem ‘de köşeniz olsun..

İSTANBUL GAZETEM GAZETESİ

Türkiye’nin her yerindeyiz.Abone olun gazeteniz kapınıza gelsin!

İstanbul Gazetem’in dağıtımı, posta yolu ile sağlanmaktadır.

ABONE KAYIT : Varol Kısa (0535 248 40 23)

REKLAM İLAN OFİS : 0546 875 56 05

HESAP NUMARAMIZ

YAPI KREDİ /Varol Kısa

Ferahevler Şubesi / Şube no: 1139

Hesap no: 89757664

IBAN: TR23 0006 7010 0000 0089 7576 64

sosyal medyalarda paylaşalım
0
Kethüda – İsmet K
Başa dön

Sosyal medyalarımızdan bizi takip edin

Facebook0
Twitter
Google+0
https://www.istanbulgazetem.com/kethuda-ismet-k-2">
LinkedIn132
Instagram187
PINTEREST
YouTube0
YouTube