SARIYER DE SOĞUK DUŞ

MADEN MAHALLESİNDE NEDEN KADIN DELEGE LİSTESİ?
Hatırlatmak zorunda kaldıklarımız…

Bu yazının sadece Maden Mahalleli 14 kadın adına yazıldığı sanılmasın lütfen! Bu yazı özgür iradesiyle var olmak, karar alıcılar arasında yerini almak isteyen tüm partili kadınlar adına yazılıyor.

Bu yazı, 25 yıldan sonra İstanbul’da yakılan değişim-dönüşüm ateşini ıskalayan yöneticiler için yazılıyor!
Hiç zor değil aslında temel ilkeleri eşitlik/adalet, özgürlük ve dayanışma olan bu parti mensuplarının birleştirici ve yapıcı bir siyaset izlemesi. Fakat çoğumuz unuttuk temel ilkelerimizi…Hiç değilse fırsat eşitliğini hatırlatmak isterim buradan.

Üstelik ülkede ‘değerler siyasetinin’ yükseldiği, partimizin program ve söylemini buna uygun hizaladığı şu günlerde unutuldu tüm bunlar. Öyleyse hatırlatmak görevimiz!

Henüz atlattığımız 23 Haziran İBB seçimlerinde açıkça görüldü ki CHP’nin üst yönetimi ile yerel düzeydeki halkın iradesi uyumlu çalışmış ve başarılı bir sonuç alınmıştır. Ancak görülüyor ki bu kültür henüz yerel yöneticiler tarafından idrak edilememiştir.
Uyarıyoruz!
Onlarca yılın ardından iktidara bu kadar yaklaşılmışken bu yerel kadrolarla iktidara giden yolu inşa edemezsiniz.
Hem partisine hem partisinin ürettiği politikalara yabancı bu oluşumlarla iktidara giden bu yolu örgütleyemezsiniz.
Kendi mahallesinde birkaç elin yordamıyla yabancılaştırılmış üyelerle ürettiğiniz siyaseti tabana yayamaz, başarılı olamazsınız.

Mahalle örgütlenmeleri demokratik siyasetin zeminini oluşturur… Heyecan oralarda başlar. Aidiyet, üretim oradadır.
Ancak sizler epey uzun zamandır mahallelerinizi bir grup adamın keyfine ve tekeline terk etmiş bulunmaktasınız. Çok uzun zamandır yöneticilerinizi belirleyen delegeler vizyonu dar, nitelikli siyasetten uzak, ideolojik zeminden kopmuş bir avuç adamın elindedir.

Bu adamlar ülkenin en büyük partisinin yöneticilerini mahallelerinde yaşayan akraba, eş,dost, yöre ve diğer aidiyetler üzerinden belirlemektedirler. Bu kasabalı kriterlerin temsilcileri bizlerin yöneticilerini belirleyenler olmamalıdır. Bunun önüne geçmenin fırsatı ise kongre süreçleridir. Büyük bir fırsattır. Uyarıyoruz! Heba etmeyiniz.

Çağdaş ve demokratik değerlerin belki de tek taşıyıcısı partimiz cinsiyet ve gençlik kotaları ile kısmen önlemler almaya çalışmaktadır. Gelin görün ki bu kotaları doldurmak bile yine mahalle arasındaki aynı adamların iki dudağı arasına sıkışmıştır. Ve ne kadar acıdır ki bu tutum yerel yöneticilerimizin gözleri önünde yapılmaktadır. Bırakınız müdahale etmeyi blakis antidemokratik yöntemlerle desteklenmektedir.

Hep söylüyoruz, boşuna demiyoruz….Sadece biyolojik kadın olmak ile kadından yana politika yapmak farklı şeylerdir.

Saçı uzun aklı erkek anlayışla politika yapılamaz!

Aklı erkek olan her kadının düşeceği durum en nihayetinde maalesef erkeklerin sıklıkla ve özellikle mahalle aralarında başvurdukları katakullidir. Gözlerimizin önünde cereyan etmektedir.

Partisi için yıllardır çalışan, sandıkların bekçisi, sokakların hakimi kadınlar yöneticilerin gözleri önünde bu adaletsiz, değer yoksunu, kasabalı kriterlerin dayatmaları arasında kendilerine yer bulma mücadelesi vermektedirler.

Kimsenin buna bir son verme derdi yok mudur?

Üstelik bu sadece kadınların sorunu mudur?

Demokrat, aydın, seküler yaşam biçimini benimsemiş beyleri incittiğinizi farkında mısınız?
Bu beyefendilerin çirkin kumpaslardan eşlerini korumak adına onları siyasetten uzak tutmak istediğini neden görmüyorsunuz?

Peki kaç tane kız babasının aynı koruma refleksiyle onları siyaset arenasından uzaklaştırdığını biliyor musunuz?

Sizler bu çağ dışı yöntem ve tutumlarla hem kadınları hem de erkekleri çok incitiyorsunuz!

İşte tam da bu nedenlerle bizler 14 Madenli Kadın ve benzer mağduriyeti yaşamış ve bunu yaşamaya aday diğer tüm kadınların desteğini alarak listemizi hazırladık;

Hem sizlere temel ilkelerinizi ve değerlerinizi hatırlatmak hem de yükselen yeni nesil siyaset meydanında yerini almak üzere yola çıktık. Direnişle, protestoyla, inatla ve azimle çıktık bu yola.
Delege listemizi hazırlamamızın temel dayanakları kısaca böyledir.

Ben Dilek Karafazlı, yıllardır Sarıyer ilçesinde görev alan, sahada çalışmış, sandıkları beklemiş, sandıkları bekleyenlerin eğitimlerini gönüllü olarak vermiş bir partili olarak, partinin siyasi kadrolarının yetişmesinde eğitmenlik yapmış bir Parti Okulu eğitmeni olarak, her döneminde Sarıyer ilçe yönetimleriyle dayanışma içinde çalışmalar yürütmüş, Türkiye’nin en önemli ve büyük STK ve vakıflarında siyaset yapmış ve siyaseti örgütlemiş, uluslararası İlişkiler yüksek lisans programından başarıyla mezun olmuş biri olarak delege olamadıysam, delege olmanın ‘sizce kriterlerini’ lütfen bana açıklayınız.

Biz 14 madenli kadın tam da bu nedenlerle ideolojik zeminde, demokratik hakkımızı kullanma kararı aldık.
Göreceksiniz ki bizim varlığımızda kimse nezaket ve zarafetten uzaklaşmadan siyaset yapmanın mümkün olabildiğini görecek…Çünkü bizler bu kültürü partimizde yaygınlaştıracağız…
Bizler doğal yetenekleriyle partisi için taptaze projeleri zamanın ruhuna uygun bir şekilde yeniden yeniden doğuran kadınlar olacağız.

Bizler toplumun en çok ihtiyacı olan huzur ve güven için dayanışma ve bir arada yaşama kültürünü sağlayabilen kadınlar olacağız. ve göreceksiniz sayımız giderek çoğalacak….Sadece Sarıyer’de değil tüm İstanbul’a örnek olacağız…

Aklı ve vicdanı ile ilkeli siyaseti kendine şiar edinmiş her bir üyemizi bizlere destek olmaya davet ediyoruz… Çünkü kazanan bizler olacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

 

Dilek Karafazli  sosyal medyasından