SİMULAKRUM – İsmet K.

SİMULAKRUM – İsmet K.

Şu anda yaşadığımız bir çok şeyin simülasyon olduğu açıktır;

Gerçeğine benzetilmeye, daha lezzetli ve kusursuz hale getirilmeye çalışılan GDO ‘lu gıdalar. Ama biz eski gıdalarımızı istiyorduk. Buna rağmen bu simülasyon, eski gıdalarımızın gerçekliğini de kirletti. İnsanların acı çekmesi simülasyonları ( adada hayatta kalma yarışmaları, kişilerin birbirini aşağıladıkları moda yarışmaları vb.) ; acı çekmeyi doğal hale getirmiş gibi görünüyor. Ekrandan, her gün canlı bombalar ile yüzlerce kişinin ölmesi, sıklaştıkça, alışır hale gelindiğini kendinize itiraf edebilirsiniz. İşte simülasyonlar yüzünden zihnimizden, belleğimizden, aklımızdan tam anlamıyla yok edilmeye çalışılan duyularımız. Ruhlarımızı yeniden inşa etmeye çalışıyorlar.
Deleuze ; simulasyon, gerçeğin bir imgesini kurarak işler ve baştan çıkarır: yön ve değer yanılsaması verir derken Baudrillard’ın kuramına sıkça değinerek kişinin onun ( o evrenin ) oyunlarını oynaması için ona inanılması gerektiğini söyler. Yani oyuna inanmazsanız bu baştan çıkarmaya teslim olunamayabilir.

Son olarak ;

“Her şey gerçeğin yokluğunun etrafında dönerken” baştan beri yapılmış, yazılmış, herkesin rolünü oynadığı bu evren kurgusunda, birazdan rolü bitecek ve evine dönecek bir aktörden daha fazla şey olmadığımızı düşünerek, hayatın ritüellerinin etrafında mutlu ve huzurluya özenen hayatlarımızla idame edeceğiz. Bir anlamda kendi öykülerine ve kendi simulakrumlarına gerçekten inananlar, bunlar tarafından baştan çıkarılacak.

Ruhunuzu, kurgulara teslim etmeyin!

 

 

Yanlış göstermek anlamına gelen similar ve similis köküyle bağlantılı gibi görünen simulation, Latince simulationem yani ;”yapar gibi görünmek; taklit etmek, benzetmek “ den kökenlenmektedir.

Bir sistemi temsil edebilecek bir model oluşturma olarak tanımlanan simülasyon çoğunlukla oyun ve deneyler için kullanılan bir terim halinde varlığını sürdürmüştür. Bahsedilen simülasyonun tarihi Wei Chi olarak bilinen Çin savaş oyunlarından, 5000 yıl öncesinden gelir ve 1780‘lere kadar devam eder. Prusyalılar bu oyunları ordularındaki trenlerde kullanmaya başlamasından sonra, tüm askeri güçlerin başkanları, simüle edilmiş çevre koşulları altında askeri stratejileri test etmek için savaş oyunlarını kullanmışlardır.

post-yapısalcı felsefede ;

simülasyon, Jean Baudrillard’a göre orijinali, gerçeği, ilk örneği olmayan; kendisi zaten kopya olan bir şeyin kopyasını anlatan terim . Artık her kavram televizyonlarda görselliğe dönüşürken, insanlar bu rahatlık sayesinde herhangi bir şeyi derinlemesine düşünememektedir ve iletişimi sağlamak adına yaratılan cansız kitle iletişim araçları kendilerine yüklenen işlevden, yani aracı olma konumundan çıkıp bağımsız bir kendilik haline gelmiştir. Birey bu durumu sadece -çaresizlik içinde- izlemektedir; her şeyin farkındadır.

Baudrillard’ın örneğine bakacak olunursa: birey televizyonda bir iç savaşı, herhangi bir tuvalet kâğıdı reklamıyla aynı duyarsızlıkla izlemektedir. Televizyonu kapattıktan sonra iç savaş devam etse bile onun için bitmiştir. işte bireyin yasadığı bu evren simülasyon evrenidir. her şey görüntülerden ibarettir ve cansızdır diyerek simülasyon evrenini bir çırpıda anlatır.

 

                                                        İsmet K.

 

Sizde köşeniz olsun, sesinizi duyurmak istiyorsanız  

 Arayın gelelim abone olun, İstanbul  Gazetem ‘de köşeniz olsun..

İSTANBUL GAZETEM GAZETESİ

Türkiye’nin her yerindeyiz.Abone olun gazeteniz kapınıza gelsin!

İstanbul Gazetem’in dağıtımı, posta yolu ile sağlanmaktadır.

ABONE KAYIT : Varol Kısa (0535 248 40 23)

REKLAM İLAN OFİS : 0546 875 56 05

HESAP NUMARAMIZ

YAPI KREDİ /Varol Kısa

Ferahevler Şubesi / Şube no: 1139

Hesap no: 89757664

IBAN: TR23 0006 7010 0000 0089 7576 64

sosyal medyalarda paylaşalım
error0

Bir cevap yazın